Bülent GÜNDOĞMUŞ

Zaman

Bir Yaz Sonu Rüyası

William Faulkner, 1956 yılında, New York’ta verdiği bir röportajda, gazeteci, senaryosunu yazmak istediği bir film olup olmadığını sorunca şu cevabı vermişti: “George Orwell’in 1984’ünü yapmak isterdim. Filmin sonuyla ilgili bir fikrim var, her zaman iddia ettiğim bir tezi kanıtlamak için: İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkundur.”[1] Ben de Faulkner’e katılıyor ve 1984’e bir ekleme yaparak […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

O Ülke

O ülkede zaman yoktu, hep şimdi vardı, çünkü yıllar geçiyor, ama her şey şimdide oluyordu. Ama bu, şimdinin cehennemi tekrarından ziyade, çocukluğumuzun sonsuz şimdisini yaşadığımız günlerine ebedi bir dönüştü. Söz konusu olan, iyi, doğru, tükenmez, aktif, anlamlı, üreten, yaratıcı, aşk ve devrim gibi zevk dolu beklenmedik bir denk gelme anı olarak, zamanda bir yırtılma ya […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Sevginin Sonu

Winston Smith Sevgi Bakanlığı’nda olduğunu düşündüğü hücresinde oturuyordu. Önce bir şair, sonra aynı apartmandan komşusu Parsons, daha sonra da çenesiz olarak nitelediği bir adam geldi ve bir süre sonra 101 Numaralı Oda’ya götürüldüler. Hapsi de düşünce suçu işlemişlerdi. Parsons rüyasında “Kahrolsun Büyük Birader” dediği için küçük kızı tarafından ihbar edilmişti. Sonunda, Winston’ın beklediği oldu ve […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Julia ile Winston’ın Aşkı

Julia ile Winston’ın aşkı, daha doğrusu cinsellikleriyle, Parti yönetimine karşı olan düşüncelerinin anlatıldığı ikinci bölüm Julia’nın Winston’a olan ilanı aşkı ile başlar. Bunu, “Seni seviyorum” yazılı bir kâğıt parçasını Winston’ın eline tutuşturarak yapar. Notu okuduktan sonra bir türlü bellek deliğine atamayan Winston, Julia’yı rüyasında gördüğü gibi çırılçıplak düşünür. Ama kızla buluşmak öylesine zordur ki, satrançta […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Panoptik Bir Dünya

Roman temel olarak üç bölümden meydana gelmiştir: Birinci bölümde toplumun günlük yaşamı ve kahramanımız Winston Smith’in bu toplumdaki yeri anlatılır. İkinci bölümde Winston’ın Julia ile yaşadığı yasak aşk – daha doğrusu cinsellik –  ve her ikisinin de parti yönetimine karşı çıkan düşünceleri, üçüncü bölümde ise Winston’ın parti tarafından bir düşünce suçlusu olarak ele geçirilerek işkenceyle sisteme […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Zamanın Olmadığı Distopik Dünya

Bu ve bundan sonraki üç yazı ile George Orwell’in 1984 ’ünü dört bölüm halinde incelemeyi planlıyorum. Aşağıda giriş niteliğinde olmak üzere ilk bölümü bulacaksınız. Diğer üç bölüm, eserin de üç bölümünün ayrı ayrı değerlendirilmesinden oluşacak. Daha sonra ise uzun bir makale halinde Orwell’in 1984 ’ünü Yevgeni Zamyatin’in Biz ’i ve Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Proust’un Katedrali

Kayıp Zamanın İzinde, okunması gereken sıraya göre, Swann’ ların Tarafı, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermantes Tarafı, Sodom ve Gomorra, Mahpus, Albertine Kayıp ve Yakalan Zaman olmak üzere yedi ciltten oluşmaktadır. Roland Barthes’in Yazının Sıfır Derecesi ’nde [1] ifade ettiği gibi Kayıp Zamanın İzinde bir yazma ediminin öyküsüdür. Bu anlamda ilk ciltte anlatıcının yazarlık arzusu yavaş […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ramazan ile Kurban

Arife günleri elimizde torbamızla o ev senin bu ev benim dolaşırken bağıra bağıra söylediğimiz bir tekerleme vardı: “Hayır guyur karnımı doyur.” Aklımda böyle kalmış ama guyur ne demek, bulamadım. Yanlış da hatırlıyor olabilirim. Öğleden sonra tüm çocuklar toplanır, kendimize bir strateji çizer, bağıra çağıra, tıngır mıngır, yola koyulurduk. Kimisi akide şekeri, kimisi susamlı şeker, kimisi […]

, , , ,

Kairos: Aşk ve Devrim Zamanı

Her tarih anlayışının içerisinde mutlaka örtük olarak bulunan, onu koşullandıran, bu nedenle de açığa çıkarılması gereken belli bir zaman deneyimi vardır. Benzer biçimde her kültür belli bir zaman deneyimidir ve bu deneyimde bir değişiklik olmadan yeni bir kültür yaratmak mümkün değildir. Bu nedenle özgün bir devrimin ilk görevi sadece “dünyayı değiştirmek” değil, aynı zamanda ve […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alice Harikalar Diyarında

Giorgia Agamben’in, oyuncağın özel karakterini, “artık olmayan bir şimdinin zamansal boyutunda kavranabilecek son derece tekil bir şey”[1] olarak tanımladığını okurken, artık olmayan şimdide oynadığımız oyunları düşünüyordum. Üstelik aklımda Johan Huizanga’nın, insanın aynı zamanda homo ludens, yani oyun oynayan insan ve oyunun da kültürden daha eski olduğu düşüncesi vardı. Huizanga’ya göre oyun herkes tarafından gözlenebilir bir […]

, , , , , , , ,

Previous Posts Next posts