Bülent GÜNDOĞMUŞ

Temmuz, 2014

Güle Güle Nimet Annem

“Anne anne, bekle beni, geliyorum.” Yıllarca öncesine seslendiği bu son sözcükler hem bir kavuşma hem de bir veda niteliği taşıyordu. Sonsuzluğa giden yolculuğunun ilk dakikalarında, uzun ömrünün verdiği yorgunluktan hiçbir eser kalmamışçasına huzur içinde ve sessizce daldığı derin uykudan bir genç kız görünümüne bürünen yüzünün ipeksi teni etrafa ışık saçıyordu… Gözlerimizi kamaştıran odanın artan aydınlığı, […]

, , , , , ,

Sonsuz Şimdi: “Kış Uykusu”

1995 yılında talihsiz bir biçimde kaybettiğimiz sevgili Onat Kutlar, arkadaşım Haldun İleri’yle birlikte çok film izlediğimiz için, “ Çocuklar bu kadar sinemaya gidiyorsunuz, üstelik gözlemleriniz de hiç fena değil, sinema üzerine birkaç kitap okusanız sinema eleştirmeni olursunuz” dediğinin üzerinden yıllar geçti. Gerçekten de günde iki, hatta üç film izlediğimiz oluyordu. Üstelik film izlerken kendi aramızda […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ayın Halesi

Bir zamanlar, rüzgârın, Yaya Köy’ün güzelim tarlalarındaki tütün başaklarının altın sarısı renkleriyle dans ettiği günlerde, annem, o altın sarısı tütün başaklarından bir taç yapardı her halde kendine. Sonra da kiliseden ilkokula dönüştürülen o güzelim okulunun bahçesinde kraliçeler gibi dolaşırdı. Tütünlerin altın başaklarından kendine taç yapan annem benim, Zeytinliova’da zaman, şimdi çok yavaş akıyor senin yokluğuna […]

, , ,