Bülent GÜNDOĞMUŞ

Şimdi

Değerin Mekânı ve Zamanı

David Harvey kendine ait olan zaman-mekân sıkışması kavramındaki “sıkışma” ile kapitalizmin hayatımıza kazandırdığı hız artışını ve mekânsal engellerin dünya sanki üzerimize çökecekmişçesine aşılmasını ifade eder (Harvey, 1997: 270). 1846-47 yıllarında İngiltere’de başlayarak o dönemdeki kapitalist dünyanın tümünü eşzamanlı olarak saran ekonomik kriz (kapitalist aşırı birikim krizi) ve 1848’de tüm Avrupa’da patlak veren devrimler olayların mekânsal […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Borgesvari Kaotik Fısıltılar

Borges 1980 yılında MIT’de yaptığı bir söyleşide, dinleyicilerden fizikçi Kennet Breacher, üstada, karmaşıklıkla ilgili uzun bir açıklama yaparak dünya görüşünü sorar. Breacher’in uzun açıklaması, fizikçilerin karmaşık olaylar dünyasını birkaç ilkeye indirgemek, Borges’inki ise tam tersine, evrenin muazzam karmaşıklığını kanıtlamaya çalışarak fizikçilerin karmaşıklığı çözme çabalarını boşa çıkarmak olduğu şeklindedir. Borges dünya görüşünü şöyle açıklar: “Bence dünya […]

, , , , , , , , , , , ,

Zamanın Borgesvari Halleri

“Zaman kadar, dünün, bugünün, geleceğin,  tüm zamanların ve hiçbir zamanın bu sonsuz dokusu kadar gizemli başka bir şey olmadığını kaç kez söylemişimdir kendi kendime” (There Are More Things, Kum Kitabı. 48). * * * “Yüzyıllar geçiyor ve yalnızca şimdiki zamanda oluyor her şey; havada, yerin ve denizin üzerinde sayısız insan var, ama gerçekte, olup biten […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Proust’un Geçmişe Yerleşme Felsefesi

David Harvey  Postmodernliğin Durumu ’nda, “Mekân ve zaman insan varoluşunun temel kategorilerindendir. Ama bu kategorilerin anlamını pek az tartışırız; bunları oldukları gibi kabul etme eğilimi gösteririz, içeriklerini sağduyuyla ya da aşikârmışçasına ele alırız”[1] derken, çok büyük bir ihtimalle sıradan insanlardan söz etmektedir. Sıradışı Marcel Proust bu kategorinin dışında kalır ve büyük bir özveriyle inşa ettiği […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Geçmişe Yerleşmek

Bir zaman filozofu ve süreç analisti olan Henri Bergson, Madde Bellek’te belki de tüm kuramını özetlediği ve Gilles Deleuze’ün hayranlık verici olarak nitelediği şu satırları yazar: “Bir anıyla mı buluşuyoruz, öncelikle genel olarak geçmişe, sonra da geçmişin belli bir bölgesine yerleştiğimiz sui generis (kendine özgü) bir edimin (fiilin) bilincindeyizdir: Bir fotoğraf makinesinin ayarlanmasına benzeyen, elle […]

, , , , , , , , , ,

Bir Daha Asla Savaş, Bir Daha Asla Faşizm!

Hep, ama hep “şimdi”nin kahredici tahakkümünü yaşıyoruz. John Berger’in güzel ifadesiyle “Tecrübenin hükmü siliniyor. Geçmişin ve geleceğin ufku bulanıklaşıyor. Sonu olmayan ve belirsiz bir şimdide yaşamaya koşullandırılmakla, unutkanlığın, kayıtsızlığın vatandaşları konumuna indirgeniyoruz.”[1] Örneğin medya tarafından acımasızca ve aralıksız olarak enformasyon bombardımanına tutuluyoruz. Bağlamından kopuk haberler şok edici bir özellik taşıyor; ortalık katliam, soygun, ayaklanma ve […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Yaz Sonu Rüyası

William Faulkner, 1956 yılında, New York’ta verdiği bir röportajda, gazeteci, senaryosunu yazmak istediği bir film olup olmadığını sorunca şu cevabı vermişti: “George Orwell’in 1984’ünü yapmak isterdim. Filmin sonuyla ilgili bir fikrim var, her zaman iddia ettiğim bir tezi kanıtlamak için: İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkundur.”[1] Ben de Faulkner’e katılıyor ve 1984’e bir ekleme yaparak […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Sevginin Sonu

Winston Smith Sevgi Bakanlığı’nda olduğunu düşündüğü hücresinde oturuyordu. Önce bir şair, sonra aynı apartmandan komşusu Parsons, daha sonra da çenesiz olarak nitelediği bir adam geldi ve bir süre sonra 101 Numaralı Oda’ya götürüldüler. Hapsi de düşünce suçu işlemişlerdi. Parsons rüyasında “Kahrolsun Büyük Birader” dediği için küçük kızı tarafından ihbar edilmişti. Sonunda, Winston’ın beklediği oldu ve […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Panoptik Bir Dünya

Roman temel olarak üç bölümden meydana gelmiştir: Birinci bölümde toplumun günlük yaşamı ve kahramanımız Winston Smith’in bu toplumdaki yeri anlatılır. İkinci bölümde Winston’ın Julia ile yaşadığı yasak aşk – daha doğrusu cinsellik –  ve her ikisinin de parti yönetimine karşı çıkan düşünceleri, üçüncü bölümde ise Winston’ın parti tarafından bir düşünce suçlusu olarak ele geçirilerek işkenceyle sisteme […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1984: Zamanın Olmadığı Distopik Dünya

Bu ve bundan sonraki üç yazı ile George Orwell’in 1984 ’ünü dört bölüm halinde incelemeyi planlıyorum. Aşağıda giriş niteliğinde olmak üzere ilk bölümü bulacaksınız. Diğer üç bölüm, eserin de üç bölümünün ayrı ayrı değerlendirilmesinden oluşacak. Daha sonra ise uzun bir makale halinde Orwell’in 1984 ’ünü Yevgeni Zamyatin’in Biz ’i ve Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Previous Posts