Bülent GÜNDOĞMUŞ

Öykü

Bir Yaz Sonu Rüyası

William Faulkner, 1956 yılında, New York’ta verdiği bir röportajda, gazeteci, senaryosunu yazmak istediği bir film olup olmadığını sorunca şu cevabı vermişti: “George Orwell’in 1984’ünü yapmak isterdim. Filmin sonuyla ilgili bir fikrim var, her zaman iddia ettiğim bir tezi kanıtlamak için: İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkundur.”[1] Ben de Faulkner’e katılıyor ve 1984’e bir ekleme yaparak […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tertemiz Kalabilmek İçin…

Ünlü antropolog Bronislaw Malinowski okulunda yetişen Marcel Appenzzell, hocasının öğretisini sonuna kadar götürmek amacıyla incelemek istediği kabile üyeleri gibi yaşamak için, 1932 yılında, henüz 23 yaşındayken tek başına Sumatra’ya doğru yola çıkar. Yanına Batı uygarlığının en gerekli araç gereç ya da silah ve aletleri yerine, gözlemleyeceği kabile üyelerine armağan olarak dağıtmak üzere tütün, pirinç, çay […]

, , ,

Yağmur Sıkıntısı

Bir konferans vereceksiniz ya da yolculuğa çıkacaksınız, ama birkaç saat vaktiniz var. Hava almak için dışarı çıkıyorsunuz. Konferans verecekseniz kahve molası sırasında dinleyicilerle sohbet ediyorsunuz, yolculuğa çıkacaksanız, ev ya da işinize yakın mekânlarda oturan dostlarınızla vedalaşıyorsunuz. Bir kez dışarı çıktınız ya, etrafınıza bakınarak yürümeye başlıyorsunuz. Yürüyorsunuz. Siz yürürken önce mekân sonra zaman değişiyor. Aslında önce […]

, , ,

Ramazan ile Kurban

Arife günleri elimizde torbamızla o ev senin bu ev benim dolaşırken bağıra bağıra söylediğimiz bir tekerleme vardı: “Hayır guyur karnımı doyur.” Aklımda böyle kalmış ama guyur ne demek, bulamadım. Yanlış da hatırlıyor olabilirim. Öğleden sonra tüm çocuklar toplanır, kendimize bir strateji çizer, bağıra çağıra, tıngır mıngır, yola koyulurduk. Kimisi akide şekeri, kimisi susamlı şeker, kimisi […]

, , , ,

Benim Pırlak ve Çapar Kuzum

İlkokuldaydım ve kalabalık bir aile olmamıza rağmen şimdi hatırlayamadığım bir nedenle yılbaşını annemle birlikte geçiriyorduk. Kardeşlerim küçük oldukları için uyumuş olmalıydılar. Tombala oynarken radyoda tangoya benzer çok güzel bir hafif müzik çalıyordu. Uykum geldi ve anneme ben uyuyana kadar radyoyu kapatmamasını söyledim. O da başucumda oturarak saçlarımı okşamaya başlamış, ben ise kendimi müziğin büyüsüne kaptırarak […]

Yine Sana Döneceğim

Her şey bir anda oluvermiş, kendimi doğduğum ya da yaz aylarında yaşadığımız bağ evinde buluvermiştim. Daha doğrusu kendimi bulduğum ev aslında ne doğduğum ev ne de yaz aylarında yaşadığımız bağ eviydi; onlardan öte, belki de onlardan önce ve onların temelini teşkil eden, hatta onları doğuran, bu iki evin karmaşık bir kombinasyonu ya da bileşiminden oluşan, […]

, , , , ,

Sosyalizme Yolculuk

Acı haber bir arkadaşımı ziyarete gittiğim ve daha çok devrimcilerin kaldığı öğrenci yurdundayken gelmişti: Üniversite öğrencisi Kerim Yaman faşistler tarafından öldürülmüştü. Takvim 23 Ocak 1975’i gösteriyordu. Haber tez yayıldı ve ertesi gün İstanbul’daki tüm üniversitelerden, tüm devrimci öğrenci yurtlarından, Ankara’dan, İzmir’den, Edirne’den, Kars’tan, Ardahan’dan, Diyarbakır’dan, Muş’tan Beyazıt Meydanı’na doğru bir akın başladı. Al bayraklarını alan […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Asi

Mahallemize yeni taşınmışlardı. Ara sıra sokağa çıkıyor, tek başına oynuyor ve biz erkekler daha bakmaya doyamadan kısa bir sonra evine giriyordu. Bu davranışı ona bir gizem katıyor, merakımızı arttırıyor, aramızda bazı dedikodulara neden oluyordu. Cin miydi peri mi, yoksa peri padişahının kızı mı? Neden kimseyle konuşmuyor, neden tek başına oynuyor, neden bir kız arkadaşı bile […]

, , ,

“Vakittir Kızlar!”

Yaşlı ve uzun süreden beri hasta olan kadın, pencerenin yanındaki yatağında, arkası pencereye dönük olarak sırt üstü yattığı için dışarıdaki havanın ne fırıldaklar çevirdiğinden habersiz uyukluyordu. Oda loş, oldukça boş ve hafif serinceydi. Mevsim sonbahar, aylardan eylüldü. Dışarıda birkaç beyaz bulut el ele tutuşmuş masmavi gökyüzünde akarcasına gezintiye çıkmışlardı. Ağır ağır ve aşağı doğru süzülerek […]

, , , ,

Facebook

Böyle bilgisayarının başına geçmiş ne bekliyorsun? Yeni bir haberin akmasını bekliyorum, laf aramızda beklemekten kök saldım. Haberin akmasını mı, anlamadım. Anlaşılmayacak bir şey yok, yeni bir haberin akmasını bekliyorum. Oltan var mı? Ne oltası? Akan haberi yakalamak için. Dalga geçme ve meşgul etme, yeterince meşgulüm zaten, hah bir tane aktı geldi. Yakala, yakala, ne diyor? […]

, , , , , , , ,

Previous Posts