Öykü

Kıpkırmızı Bir Gece

Kıpkırmızı bir geceydi. Herkes endişeli bir telaş içinde oradan oraya koşuşturuyordu. Dedem, hiçbir şey yapamamanın verdiği çaresizlik içinde yüzünde çok üzgün bir ifadeyle sobanın yanında ayakta duruyor, “Allahım sen bize yardım et. Cahit’ime bir şey olmasın” diye dua ederken sağa sola sallanıyordu. Babaannem ise bir yandan elindeki makası, divanın üzerinde yatmış gözlerini tavana dikmiş vaziyette […]

,

Çınarlı Dam

Birkaç yıl sonra, yazları Çınarlı Dam’da ikamet etmeye başladık. Adını biz koymuştuk ve nedeni tahmin edileceği gibi ana kapının önündeki dev çınar ağacıydı. Ağacın önünde bir de kuyu vardı. Artık, beş yaşındaydım. Çınarlı Dam Çamlı Dam’dan hem tarla hem de ev olarak oldukça büyük olup iki katlıydı. Girişte salon mutfak ve bir oda, üst katta […]

Çamlı Dam

“ Akım çıkım yeerde babaanne? Akım çıkım yeerde? “ Geriye dönüp baktığımda babaannemle ilgili ilk anımın, ona, kaybettiğim çekiç ve kerpetenimin nerede olduğunu sormak için kurduğum bu çocukça cümle olduğunu anımsıyorum. Yanılmıyorsam üç yaşlarındaydım ve ailece Çamlı Dam dediğimiz  yazlık bir evde oturuyorduk. Çağdaş psikolog Douwe Draaisma Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer adlı kitabında çoğu […]

Çağlak

Aşağıdaki her baktığımda içimi ılık ve hoş bir duygu kaplıyor; kendimi rüyada hissediyorum. Kalbim önce gümbür gümbür çarpıyor, sonra pır pır atıyor. “Hayal olmalı” diyorum, “gerçek olamaz.” Daha sonra da bir hüzün kaplıyor içimi, ufka bakıp iç geçirerek, “Zaman çok kısa” diyorum kendi kendime. “Zaman çok kısa. Keşke biraz daha uzun olsaydı zamanla aynı anlama […]

Lades

Evimizde oynanan ve benim de şahit olduğum ilk lades oyununun tarihini değil ama kimin kazandığını dün gibi hatırlıyorum: Annem. Yeni nesiller bilmeyebilirler, eskiden evlerde tavuk piştiğinde ortalığı bir neşe kaplar, ladesin sonuçları merakla beklenirdi. Lades oyunu, oyuna taraf olan kişilerin, tavuğun lades kemiği adı verilen kemiğini ikiye ayırarak birbirlerinin unutkanlıklarından yararlanmalarına yönelik bir oyundu. Oyuna […]

,

Ah Güzel İstanbul

Bir yolcu, “İstanbul’un ışıkları göründü, koşun koşun, İstanbul’un ışıkları göründü” diye bağırıyordu. Sesi duyan babam beni kucağına aldı ve anneme de gelmesini söyleyerek merdivenleri hızla tırmanıp güverteye çıktı. Güvertede çok sayıda insan ayaklarının ucuna basıp yükselerek İstanbul’un ışıklarını görmeye çalışıyordu. Babam bir taraftan koltuk altlarımdan tutup ayakuçlarına basarak beni en yükseğe çıkarmaya çalışıyor, bir taraftan […]

, , , , , , , , , , , , , , , ,

Düş Gören İki Adamın Masalı

Borges’in Alçaklığın Evrensel Tarihi’ne Bin Bir Gece Masalları’ndan aldığı bir masal rüyanın nelere kadir olduğunu göstermesi bakımından hoştur (2010: 89-90). Masal bu ya, evvel zaman içinde Kahire’de Muhammed el – Magrıbî adında zengin ve cömert bir adam yaşarmış. Eli açık olan bu adam, gel zaman git zaman babaevi dışındaki tüm servetini kaybetmiş ve yaşamını devam […]

, ,

Bir Yaz Sonu Rüyası

William Faulkner, 1956 yılında, New York’ta verdiği bir röportajda, gazeteci, senaryosunu yazmak istediği bir film olup olmadığını sorunca şu cevabı vermişti: “George Orwell’in 1984’ünü yapmak isterdim. Filmin sonuyla ilgili bir fikrim var, her zaman iddia ettiğim bir tezi kanıtlamak için: İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkundur.”[1] Ben de Faulkner’e katılıyor ve 1984’e bir ekleme yaparak […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tertemiz Kalabilmek İçin…

Ünlü antropolog Bronislaw Malinowski okulunda yetişen Marcel Appenzzell, hocasının öğretisini sonuna kadar götürmek amacıyla incelemek istediği kabile üyeleri gibi yaşamak için, 1932 yılında, henüz 23 yaşındayken tek başına Sumatra’ya doğru yola çıkar. Yanına Batı uygarlığının en gerekli araç gereç ya da silah ve aletleri yerine, gözlemleyeceği kabile üyelerine armağan olarak dağıtmak üzere tütün, pirinç, çay […]

, , ,

Yağmur Sıkıntısı

Bir konferans vereceksiniz ya da yolculuğa çıkacaksınız, ama birkaç saat vaktiniz var. Hava almak için dışarı çıkıyorsunuz. Konferans verecekseniz kahve molası sırasında dinleyicilerle sohbet ediyorsunuz, yolculuğa çıkacaksanız, ev ya da işinize yakın mekânlarda oturan dostlarınızla vedalaşıyorsunuz. Bir kez dışarı çıktınız ya, etrafınıza bakınarak yürümeye başlıyorsunuz. Yürüyorsunuz. Siz yürürken önce mekân sonra zaman değişiyor. Aslında önce […]

, , ,

Previous Posts