Bülent GÜNDOĞMUŞ

Guermantes Tarafı

Kayıp Zamanın İzinde’nin üçüncü cilt aristokrat çevrenin anlatıldığı ve anlatıcının adlarının büyüsüne kapıldığı Guermantes Tarafı’dır. Bu ciltte, özellikle, Guermantes Düşesi, namı diğer Mme de Guermantes yani ilk adıyla Oriane, başroldedir. Proust, daha Swann’ ların Tarafı ’nda şunları yazıyordu: “Gözleri, koparılması imkânsız olsa da, sadece bana sunduğu bir cezayirmenekşesi gibi maviydi; bir bulutun tehdit ettiği, ama […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde

Kayıp Zamanın İzinde’nin İkinci cildini oluşturan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde’ nin (ilk bölümü olan “Mme Swann’ın Çevresinde”, aslında Swann’ ların Tarafında’ nın devamı niteliğindedir ve anlatıcının Odette’e olan tutkusunu dile getirir. Anlatıcının etrafında pervane olduğu ve tanıyan hemen herkesin aşık olduğu bu müstesna kadın, bu cildin en önemli göstergesi ya da kaos teorisindeki tanımıyla […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Swann’ların Tarafı

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’sinin ilk cildi olan Swan’ların Tarafı (1999), kısaca özetlemek gerekirse, anlatıcının doğduğu ve çocukluğunun geçtiği Combray ile Swann’ın Odette’le yaşadığı aşkın destanıdır. Bu müstesna aşk daha sonra Albertine ile anlatıcının aşkına örnek teşkil eder. Daha çok burjuva çevresinin bir anlatımı olan eserde, Vinteuil’ün sonatının “cümleciği”, anlatıcının Swann’ların kızı olan Gilberte’e olan […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yolaçan: Akın Alyanak

2016 yılında TÜAD Cesur Baykuş Özel Ödülü’nü aldığımda yaptığım teşekkür konuşmasında,  kendimi Cesaret Madalyası almış gibi hissettiğimi, lisedeyken sevgili babamın vali olmamı istemiş olmasına rağmen Dostoyevski sevdam nedeniyle edebiyat, okuduğum lisenin özellikleri nedeniyle ise matematik ile mühendislik arasında gidip geldiğimi, sonunda da iktisat ile istatistiği seçerek araştırmacı olduğumu söylemiştim. Araştırmacı olduğum için çok mutluydum. Meslek […]

, , , , , , , , , , , , , , ,

Işık Hızında Düşünen Adam: Albert Einstein

Sınırsız bir hayal gücüne sahip olan Einstein henüz 16 yaşındayken ışık hızıyla hareket eden bir gözlemciye, onun yanında hareket eden bir ışık demetinin nasıl görüneceğini merak etmiş ve yanıtını da kendisi vermişti: “Gözlemci, söz konusu ışık demetini hareket etmeden salınan (yani osile eden) bir elektromanyetik alan olarak algılayacaktır ve böylece herhangi bir dalga oluşumu meydana […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kitap Bakım Evi

Kütüphanemden bana bakan Montesquıeu’nun Kanunların Ruhu’nu çekip aldım ve masama koydum. Fehmi Baldaş tarafından tercüme edilmiş, 1963 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanmıştı. Kitaba bir süre baktım ve “İşte cilt böyle yapılır” diye mırıldandım, “böyle yapılır” epeski günleri hatırlayarak.     Babamla birlikte çaylarımızı yudumlarken, o, sihirli parmaklarıyla dokunduğu yırtık pırtık kitap sayfalarını mucizevi biçimde […]

, , , , , , , , , , , , ,

Asterio’nun Evi Dünyayla Aynı Büyüklükteydi

Borges 1966 yılında yaptığı bir söyleşide, yazarların esas olarak kendileri hakkında yazdıklarını şöyle ifade eder: “Bizlerden farklı şeyle hakkında yazmamız beklenir. Oysa gerçekte geriye kalan sadece bizim hafızamızdır. Okurun nihayetinde bulduğu şey, kendimiz dahi farkında olmasak bile bizim yüzümüz, bizim hatlarımızdır. İşte bu yüzden bizler kendimizden kaçamayız” (Burgin, 2017: 6).   Asterion’un Evi Öykü, Yunan […]

, , , , , , , , , , , ,

Geç Bir Seçim Analizi

Antonio Gramsci’ye göre, “’Kamuoyu’ denen şey siyasal hegemonya ile yakından ilişkilidir, diğer bir deyişle ‘sivil toplum’ ile ‘siyasal toplum’, rıza ile güç arasındaki temas noktasıdır. Devlet popüler olmayan bir eyleme girişeceği zaman ihtiyaç duyulan kamuoyunu önceden yaratmaya başlar, başka deyişle sivil toplumun belli unsurlarını örgütler ve merkezileştirir… Kamuoyu kamunun karşıt safta olabilecek siyasal iradesinin politik […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ahlat Ağacı

Lise arkadaşları Hatice ile Sinan’ın çeşme başındaki karşılaşmaları çakmak üzere olan kızgın ve kıpkırmızı bir kıvılcımın işareti gibiydi. Sonbaharın her türlü rengiyle bezenmiş doğanın güzelliği ve insanın içini serinleten rüzgârın oraya buraya sürüklediği çınar yapraklarının havada bin bir takla attıktan sonra süzülerek toprağa dokunması bir ressamın fırçasından çıkmış izlenimini vermekteydi. Her ne kadar ortaya çıkan […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Amerika, Amerika, Amerika

Yirmi yıl önce, 1998 yılında, ABD’ye ilk seyahat ettiğimde, uçak JFK’ye indikten ve bizler gümrük kontrolünden geçtikten sonra uzunca bir koridorda yürürken tatlı bir heyecan içindeydim. Havaalanının kapısından çıkıp New York şehir merkezine hareket ettiğimizde ise, başta otomobiller olmak üzere, her şey çok büyük gelmişti. O yıl, ABD’de kaldığım üç hafta içinde edindiğim en temel […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Previous Posts

Theme created by thememotive.com. Powered by WordPress.org.