Bülent GÜNDOĞMUŞ

Koronavirüs

“…insanlık tarihi sanki her şey insanlığın nihai hedefi olarak uygar toplumları işaret ediyormuş gibi, düz bir çizgi doğrultusunda ilerlememiştir. Tam tersine, her çatallanmada farklı kararlı haller mümkün olmuştur; bu haller gerçeklik kazandıklarında da bir arada ve birbirleriyle etkileşim içinde bulunmuşlardır.”

                                                              Manuel de Landa, Çizgisel Olmayan Tarih

Aşağıdaki şekil Ervin Laszlo’nun The Chaos Point, The World at The Crossroads adlı kitabından alınmış olup toplumların çıkış ve çöküş arasındaki dallanma noktasında gidip geldiklerini göstermesi bakımından ilginçtir (2006: 99).

Zamanla daha yüksek düzeylere ulaştığımız yerküremizde yapılar karmaşıklaşmakta, daha esnek ve yaratıcı bir dünyaya doğru yol almaktayız. Daha büyük enerji kullanımı nedeniyle artan entropi kullandığımız enformasyonun da arttığına işaret eder. Dünyamızın yörüngesi bu minvalde olup her bir dallanma/çatallanma noktasında olumlu geribeslemer çıkışa, olumsuz geribeslemeler ise çöküşe neden olur.

Dallanma/çatallanma noktalarından geçerek sıçramalı olarak gelişen sistemlerde geri dönüş yoktur ve denge geçicidir. Yaşam kaosun sınırlarından doğar, denge ise ölümdür (Cramer 1998: 184-328). Öte yandan Edgar Morin’e göre “Canlının düzenindeki değişim ve yenilenme de ancak karmaşıklık kaynağı haline geldiği için zenginleştirici olabilen bir düzensizliğin ürünü olarak tasarlanabilir. Demek ki evrimdeki bütün değişimler ancak bozulmalar, ‘gürültüler’, ‘hatalar’ sayesinde olabilir ve bu unsurlar aynı zamanda, kendi kendini yeniden üreten ve kendi kendini örgütleyen bütün sistemler için ölüm tehlikesi arz ederler. Öyleyse bütün canlı sistemler düzensizlik tarafından hem tehdit edilirler hem de bu düzensizlikten beslenirler” (Morin, 2010: 103).

Koronavirüsün yaşlı dünyamızı esir aldığı şu günlerde bir dönüm noktasında, bir çatallanma anında olduğumuz çok açık. Ya çıkış ya da çöküş! Doğa ile diyaloğa geçmedikçe çıkış zor görünüyor. Bu nedenle olsa gerek,  Ilya Prigogine ve Isabelle Stengers Kaostan Düzene adlı eserlerinin alt başlığını İnsanın Doğayla Diyaloğu koymuşlar (1998).

Bundan böyle, eşitsiz gelir dağılımını devam ettirmeye çalışmak, doğayı sömürüp aşırı üretim ve tüketimde ısrar etmek, dini değerler ve ırk üzerinden politika yapmak, silahlanmak, en temel bir insan hakkı olan sağlığı özel sektörde bırakmaya devam etmek, karmaşık ve küresel finansal yapılarla sürekli ekonomik krizlere yol açmak, kısaca değişime direnerek dengede kalmaya çalışmak sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.

Umarım koronavirüs nedeniyle meydana gelen ölümler kısa sürede azalır ve insanlık olarak çıkışa geçeriz.

Başka dünya yok!

Notlar

Cramer, Friedrich (1998). Kaos ve DüzenSırat Köprüsündeki Hayat, Çeviren: Veysel Atayman, İstanbul: Alan Yayıncılık.

Laszlo, Ervin (2006). The Chaos Point, The World at the Crossroads, London: Piatkus Books.

Morin, Edgar (2010). Yitik Paradigma: İnsan Doğası, Çeviren: Devrim Çetinkasap, İstanbul: T. İş Bankası Kültür Yayınları.

Prigogine, Ilya & Stengers, İsabelle (1998).  Kaostan Düzene, İnsanın Tabiatla Yeni Diyalogu, Çeviren: Senai Demirci, İstanbul: İz Yayıncılık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir