Bülent GÜNDOĞMUŞ

Çatallanan Zaman

“İster tesadüfen olsun ister seçerek, fark etmez; kaderden kaçılmaz. Ama kader de sonsuzluk karşısında ayakta duramaz; sonsuzluk seçenek tanımaz, onda her şeye yer vardır. Her birine bir yerküre düşecek şekilde kişinin varoluşu ikiye ayrılır, sonra bir ikinci, bir üçüncü defa, binlerce defa yollar çatallanır.”[1]

Yolları Çatallanan Bahçem’i çeşitli geleceklere (hepsine değil) bırakıyorum. Daha ilk bakışta anladım: ‘Yolları Çatallanan Bahçe’, o karmakarışık romandı: çeşitli geleceklere (hepsine değil) sözü çatallanmanın uzamda değil zamanda olduğunu düşündürdü… Bütün kurgusal eserlerde, kişi birden faza seçenekle karşılaştığında, bir tekini seçer ve ötekilerden vazgeçer; Ts’ui Pên’in kurgusal eserindeyse yazar – aynı anda – hepsini birden seçiyordu. Yazar böylelikle kendileri da çoğalıp çatallanan çok sayıda gelecek, çok sayıda zaman da yaratıyordu… Ts’ui Pên’in eserinde akla gelebilecek bütün çözümler içerilmiş; her biri de başka çatallanmalar için birer çıkış noktası. Bazen, bu lâbirentlerin yolları kavuşur; örneğin, siz bu eve geldiniz; olası geçmişlerden birinde düşmanımsınız, bir başkasında dostum.”[2]

 

catallanma

 

“Newton’la Schopenhauer’in tersine, atanız, bir örnek, mutlak bir zamana inanmıyordu. Sonsuz zaman dizilerine, gittikçe büyüyen, başdöndürücü hızla birbirine kavuşup ayrışan koşut zamanların oluşturduğu bir ağa inanıyordu. Yüzyıllar boyunca birbirine yaklaşan, çatallanan, sekteye uğrayan ya da birbirinden habersiz zamanlardan örülen bu ağ bütün olasılıkları kucaklamaktadır. Biz bu zamanların birçoğunda var olmayız; bazılarında siz var olursunuz, ben olmam; ötekilerinde ben var olurum, siz olmazsınız; başkalarında ne siz ne de ben var olmayız. Talihin yüzüme gülüp sizi de karşıma çıkardığı şu içinde bulunduğumuz zamanda evime geldiniz; bir başkasında, bahçeden geçerken cesedimi buldunuz; gene bir başka birinde, aynı sözleri söylüyorum ama, ben bir aldatmaca, bir hayalettim… Zaman sayısız geleceğe doğru hiç durmamacasına çatallanıyor.”[3]

Bütün mesele bu sayısız geleceklerden en zengin olanını seçmek ya da yaratmakta! Geleceğin nasıl olacağı sorusunun cevabı önemli ölçüde burada, yani bizim irademizin gücünde gizli.

 

Notlar

[1] Blanqui, Louis – Auguste. Yıldızlardan Ebediyete, Astronomiyi Temel Alan Bir Varsayım, Çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, İst., 2015, s. 82.

[2] Borges, Jorge Luis. Ficciones, Hayaller ve Hikayeler, Çevirenler: Tomris Uyar ve Fatih Özgüven, İletişim Yayınları, 8. Baskı, İst., 2009, s. 86.

[3] A.g.e., s.88 – 89.

 

, , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>