Leonardo’dan Öğrenmek

Leonardo da Vinci’yı anlamak konusundaki merakımı gidermeye devam ediyorum. Einstein ve Steve Jobs’un biyografisini yazan Walter Isaacson’un kitabı (2019: 519-524) bu konuda ilginç bilgiler sağlıyor. Dünyanın gelmiş geçmiş en meraklı insanlarından olan Leonardo da Vinci’den öğrendiklerimiz ve öğreneceklerimiz saymakla bitmez. Isaacson’un bu dâhinin yaşamından çıkardığı dersleri bazı ekleme ve ufak tefek değişikliklerle özetlemeye çalışmak istiyorum.

  • Merek edin, merakınız dur durak bilmesin. Einstein’ın bir arkadaşına, özel bir yeteneği değil de, tutkulu bir meraka sahip olduğunu söylemiş olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Leonardo’nun da ayırt edici ve ilham verici özelliği, aslında tıpkı Einstein gibi özel yeteneklere sahip olmasının yanı sıra bitmez tükenmek bilmeyen merak duygusuydu. O, insanların neden esnediğini, bir daireyi kareye dönüştürmenin yöntemlerini, aort kapağının neden kapandığını, ışığın gözde nasıl işlendiğini ve bunun resimde perspektif için ne anlama geldiğini vb. merak ediyordu.  Dahası, dananın plasentası, (insan ısırığının basıncından otuz kat daha fazla olan) timsahın çenesinin gücü, (gagasından üç kat daha fazla uzayabilen) ağaçkakanın dili, yüzdeki kaslar vb. hakkında bilgi edinebilmek için listeler oluşturarak kendi kendine talimatlar vermiştir.
  • Bilginin peşinden saf bilgi aşkıyla koşun. Her bilginin kullanışlı olması gerekmez. Bazen zevk için de bilgi peşine düşülebilir ya da insan üstüne vazife olmayan konular hakkında merak duyabilir – ki bu entelektüel olmanın koşullarından biridir. Misal, Leonardo’nun Mona Lisa’yı resmetmek için kalp kapakçıklarının nasıl çalıştığını ya da Kayalıklar Bakiresi’ni yaratabilmek için fosillerin dağların tepesine nasıl çıktığını anlamasına gerek yoktu. Ama bu merak duygusunun Leonardo’ya yaşadığı dönemi daha iyi anlayabilmek için bambaşka ufuklar açtığı kesindir. İşte tam bu noktada disiplinler arası işbirliğine adım atmış oluruz.
  • Çocukçu hayret duygunuzu kaybetmeyin.  Einstein’ın dilini çıkardığı ünlü fotoğrafı her hangi bir konuda merakını gidermiş bir insanın hayret ifadesinin simgesidir Bir arkadaşına, içine doğdukları gizem karşısında meraklı çocuklar gibi durduklarını söylerken yaratıcı olmaya devam etmemiz için, büyüdükçe bu duygularımızı kaybetmememiz gerektiğini söylemek ister gibidir.
  • Gözlemleyin. Leonardo’nun en önemli yeteneği keskin gözlem gücüydü. Sokakta yürürken insanların yüz ifadelerinden duygularıyla olan ilişkisini gözlemler, ışığın farklı yüzlerdeki yansıma biçimlerini keşfederdi. Bir kaba akan suya ancak Leonardo gibi odaklanarak bakarsanız, oluşturduğu girdabı fark edebilirsiniz. Sonra bunun nedenini araştırmaya başlayabilirsiniz.
  • Detaylardan başlayın. Leonardo’ya göre her detaya dikkatle bakmak gerekir. Ona göre nesnelerin şekillerine dair doğru bilgi edinmek istiyorsak detaylarla başlamalı ve ilk adım hafızamıza kazınana kadar ikinci adıma geçmemeliyiz.
  • Sistemik düşünün. Detaylardan başlamak gerekir, ama bütünü gözden kaçırmamak şarttır. Her hangi bir konuyla ilgilenirken, o konuyu, daima bir analoji yapabilmenin farkında olarak, diğer konulara bağlama, onlarla birleştirme ve bir desen (pattern), aramak Leonardo’nun vazgeçilmez uğraşı olmuştur. Akarsularla vücudumuzda akan kan arasındaki analoji en çok kullanılan örnektir. Batı bilimi tarihi boyunca, parça ile bütün arasında daima bir gerilim söz konusudur. Parçalara önem vermek mekanistik, tümevarımcı ya da atomist; bütüne önem vermek ise, bütüncül (holistic), organizmik ya da ekolojik olarak isimlendirilmektedir. 20. yüzyıl bilim anlayışında bütüncül perspektifin bilinen adı sistemik olup, bu yolun kullanılmasıyla kastedilen düşünce biçimi sistemik düşüncedir. Leonardo da Vinci bir sistem düşünürüdür ve bir desen arayışı içinde sürekli olarak kantite yerine kalite, ölçümleme yerine haritalama peşinde koşmuştur (Capra, 2013: 7-8).
  • Görünmeyen şeyleri görün. Leonardo’nun gelişim yıllarında temel uğraşı gösteri, performans temsillerin teknik ve görsel tasarımlarıyla uğraşmaktı. Bu onun hayal gücünü zenginleştirmiş ve kimsenin göremediklerini görme imkânına kavuşarak kuşlar gibi melekleri de ya da aslanlar gibi ejderhaları da kükrerken görebilmiştir.
  • Tavşan deliklerine girin. Leonardo defterlerinden birinde daireyi kareye dönüştürmeye yönelik 169 girişimle doldurmuş, su akışıyla ilgili 730 bulgu kaydetmiş, başka bir defterinde bu akışları isimlendirmek için 67 kelime listelemiştir. İnsan bedeninin her parçasını ölçüp birbirlerine olan orantılarını hesaplayan Leonardo belki de bunların çoğunu entelektüel merak adına gerçekleştirmiş, ama gelecek kuşaklara büyük bir miras bırakmıştır.
  • Dikkatinizin dağılmasına izin verin. Dünyanın en meraklı insanı olan Leonardo işlerine teğet bile geçmeyen matematik problemlerle uğraşmış ve bu onun zihninin zenginleşmesini sağlayarak yepyeni bağlantılar kurmasına neden olmuştur.
  • Olgulara saygı duyun. Gözleme dayalı deneylerin ve eleştirel düşünce çağının habercisi olan Leonardo, geliştirdiği kuramları deneysel olarak ispatlayamadığında, bu kuramlardan hemen vazgeçerdi. Bu uygulama kendisinden yüz yıl sonra Galileo ve Bacon tarafından da uygulanmıştır.
  • Ağırdan alın. Leonardo ünlü Son Akşam Yemeği adlı tablosunu yaparken, saatlerce düşünür, nihayetinde bir fırça atarak tablodan uzaklaşırmış. Çünkü çok farklı alanlarla meşgul olduğu için uzun uzun düşünerek kusursuz eserler verme derdindedir.
  • Mükemmeliyet, iyinin düşmanı olsun.  Leonardo Arghiarı Savaşı ile Müneccim Kralların Tapınması adlı eserleri arasında yakalayamadığı uyum nedeniyle bunlarla uğraşmayı bırakmış, buna karşılık başyapıtları Mona Lisa ve Azize Anna’ya bir fırça atabilmek için bu tabloları yanında taşımıştır.
  • Görsel düşünün. Matematik denklemleri ya da soyutlamaları formüle edebilecek eğitime ve yeteneğe sahip olmayan Leonardo bunları görselleştirmek durumunda kalmıştır. Oranlama çalışmaları, örneğin Vitruvius Adamı ve diğerleri, geliştirdiği perspektif kuralları ile içbükey aynalardaki yansımalar birer geometri şaheserleridir.
  • Sırça köşklerden kaçının. Leonardo’nun yöntemi, hemen her şeyle meşgul olduğu için disiplinler arası işbirliğine dayalıydı. Kendisinden dört yüz yıl sonra yaşayan C.P. Snow’un İki Kültür’de yazdıkları onun yaşam biçimiydi. Beşeri bilimlerle doğa bilimlerini, yani bilim, sanat ve mühendisliği galaksiler misali çarpıştırmış ve son derece yaratıcı eserler vermiştir. Çünkü zihni tüm bilimlerde gezinebilecek bir yeteneğe sahipti. Işığın retinaya nasıl vurduğu hakkındaki bilgisi Son Akşam Yemeği’ndeki perspektifi kavramasına yardımcı olmuş, dudaklara yaptığı diseksiyonu (cerrahi olarak kesip biçme, dokuları izole etme) tasvir eden anatomi çizimleri insanlığa Mona Lisa Gülümsemesi kavramını kazandırmıştır.
  • Elinizin ermediğine uzanın. Tıpkı onun gibi uçan bir makineyi nasıl yapacağınızı ya da bir nehrin yatağını nasıl değiştireceğinizi tasavvur edin.
  • Hayal gücünüzü kısıtlamayın. Leonardo günümüzden beş yüz önce iki kültürü, yani bilim ile sanatı kesiştirerek aralarındaki çizgiyi bulanıklaştırmış ve kaplumbağaya benzeyen tanklar, ideal şehir planları, uçan bir makinenin kanat çırpmasını sağlayacak mekanizmalar hayal etmiştir.
  • Sadece hamileriniz için değil, kendiniz için yaratın. Leonardo zengin ve güçlü markiz İsabella d’Estre’nin değil, Lisa adlı bir ipek tüccarının portresini çizmiş ve bunu hiçbir zaman tüccara teslim etmeyerek üzerinde hayatı boyunca çalışmıştır.
  • İşbirliği yapın. Deha genellikle tavan aralarındaki odalarına çekilip üzerlerine yaratıcılık şimşeği düşen yalnız insanlara has gibi görünür. Bu kısman doğrudur da. Ama yaratıcılık işbirliğine dayalı bir çaba olup takım oyununa dayanır. Bireysel zekâ parlaklığıyla başlayan deha başkalarıyla çalışarak ete kemiğe bürünür. Leonardo birçok eserini çeşitli işbirlikleri yaparak yaratmıştır.
  • Liste yapın. Ve bu listelere tuhaf maddeler ekleyin. Leonardo’nun yapılacaklar listesi saf merakın gelmiş geçmiş en görkemli listesidir.
  • Kağıda not alın. Unutmayın beş yüz yıl öncesinden bize ulaşan ve insanlığın büyük mirası olan Leonardo’nun defterleri hala hepimizi hayrete düşürüyor ve esin vermeye devam ediyor. Facebook’daki paylaşımlarımız ya da tweetlerimiz yıllar sonra yok olacak, ama tutacağımız defterler torunlarımıza, belki de insanlığa miras olarak kalacaktır.
  • Gizeme açık olun. Her şey kesin çizgilere sahip olmak zorunda değildir.

Notlar

Capra, Fritjof (2013). Learning from Leonardo, San Francisco, CA, USA, Berrett – Koehler Publishers, Inc.

Isaacson,Walter (2019). Leonardo da Vinci. Çev. Emre Gözgü, İstanbul: Domingo

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir