Bülent GÜNDOĞMUŞ

Sistem Elemanlarının Toplamından Fazladır!

Beyond Ghor, tüm sakinlerinin kör olduğu bir şehirdir. Bir gün oldukça güçlü bir file sahip olan kral ordusuyla birlikte şehrin yakınlarındaki çöle kamp kurar. Fili “görmeyi” arzu eden halkın arasından bazı erkekler kamp alanına koşarlar. Hiçbiri daha önceden bir filin şekli hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir ve el yordamıyla yürüyüp filin etrafında toplanırlar. Amaçları ona dokunup bilgi sahibi olmaktır.

Aralarından biri filin kulağına dokunur ve konuşmaya başlar: “Büyük, pürüzlü, geniş bir şey, kilim ya da halıya benziyor.”

Diğer adam filin hortumuna dokunur ve şunları söyler: “ Düz, içi boş bir boruya benziyor,  müthiş ve yıkıcı bir şey olmalı.”

Üçüncü adam ise filin ayaklarına ve bacaklarına dokunur ve şöyle konuşur: “Kuvvetli, sıkı ve sert, tıpkı bir sütün gibi.”

Adamların her biri filin farklı yerlerine dokunur ve her biri dokundukları yer konusunda yanılırlar.

Donella Meadows’a göre, genellikle “körün fili tarifi” olarak tanımladığımız bu eski Sufi hikâyesi bize basit bir ders vermekte, ancak biz buna önemsememekteyiz: Sistem davranışları sadece sistemi meydana getiren elemanları tanımakla anlaşılmaz.[1]

 

Animal-Elephant

 

Sistem (System)

Sistem, kendini oluşturan elemanların ya da parçaların tutarlı bir biçimde organize olduğu, bir amaç ya da fonksiyon ifa etmek üzere birbirine bağlı olan yapı ya da desen, “pattern”, olarak üretilen davranış kümeleridir.  Bu anlamda sistem sadece şeylerin bir koleksiyonu değildir. Sistem, eleman ya da parçaların tutarlı ve uyumlu bir biçimde organize olup birbirlerine bağlanmasıyla meydana gelen bir şeydir. Bu tanıma göre sistem üç şey içerir: Elemanlar ya da parçalar, birbirine bağlı olma ve amaç ya da fonksiyon.

Örneğin, sindirim sistemimizin elemanları dişler, enzimler, mide ve bağırsaklardır. Aldığımız gıdaların akışı hepsi birbiriyle ilişkili ya da bağlı olan bu elemanlar sayesinde sağlanır. Sistemin amacı ya da fonksiyonu da aldığımız gıdaları besleyici bir hale getirmek için ayırmak ve yararsız olan besinleri atarken başka bir sistem olan kan dolaşımına aktarmaktır. Bir sistem olan futbol takımında elemanlar, oyuncular, teknik direktör, saha ve toptur. Bağlantılar, oyunun kuralları, teknik direktörün stratejisi ve oyuncularla olan iletişimi olarak karşımıza çıkar. Amaç ise kazanmak, eğlenmek, para sahibi olmak ya da bunların hepsidir. Okullar, şehirler, kurumlar ve ulusal ekonomi bir sistemdir.  Hayvanlar ve ağaçlar birer sistemdirler, ormanlar ise hayvanlar ve ağaçları da içine alan daha büyük sistemlerdir. Dünya, güneş sistemi, galaksiler de birer sistemdir ve sistemler sistemler içine gömülmüşler ya da yuvalanmışlardır.

Sistemler değişebilir, adapte olabilir, hedef koyabilir, yaraları onarabilir, kendi kendine organize olabilir ve kendi kendilerini tamir edebilirler.

Stok, Akış ve Dinamik Denge (Stock, Flow & Dynamic Equilibrium)

Meadows’a göre bir sistemin iki temel bileşeni stok ve akış’ tır. Stok bir sistemin kuruluşudur ve ona dokunabilir, onu sayabilir, ölçebilir ve onunla zaman geçirebiliriz. O, miktar ve madde ya da enformasyonların bir birikimidir. Stok zamanla değişerek aksiyon halindeki akışa dönüşür. Akış, bir doldurma, akıtma, doğum ve ölüm, satın alma ve satış, gelişme ve gerileme, başarı ve başarısızlık vb.’dir. Stok sistem içindeki akışların değişim tarihinin hafızasıdır. Örneğin akan yağmur ya da nehir suları bir yerde depolanarak biriktirilir ve bir stok oluşturulur, sonra bu birikmiş suyun bir kısmı buharlaşarak bir kısmı da kullanılmak üzere boşaltılarak akıtılır. Ormandaki ağaçların bir kısmı ağaç olarak yaşamaya devam eder, bir kısmı odun olarak kullanılır, bir kısmı da ölür. Odun ya da yaşayan ağaçlar stoktur. Bir süre sonra akış başlar ve odun olmayanlar kesilerek kereste haline getirilir. Bu başka bir stok pozisyonu demektir ve kerestelerin satılmaya başlanmasıyla akış başlar.

Akışlar içe, yani stoka ve dışarıya, yani stoktan olur. İçe akış (inflow) dışa akıştan (outflow) fazlaysa stok artar, tersine dışa akış içe akıştan fazlaysa stok azalır, eşitse dinamik dengeye ulaşılır. İçe ve dışa akışlar aniden değişse bile stoklar genellikle yavaş değişir. Bu nedenle stokların aksiyonaları gecikmelidir.

Geribesleme Döngüleri (Feedback Loops)

Enformasyon sistemleri –  tüm yaşam, tüm insan çabaları, biyolojik evrim,  bireysel, endüstriyel ve sosyal olarak enformasyon bağlamında yaptığımız her şey, bir geribesleme sistemidir. Geribesleme döngüsü,  içe ya da dışa akış nedeniyle stoktaki değişimleri dengeleyen bir formdur. Sürekli yaşadığımız arz-talep ve faiz-tasarruf döngüleri buna iyi birer örnektir.

Dengeli ve güçlendirici olmak üzere iki tür geribesleme döngüsü vardır.  Dengeli geribesleme döngüleri değişime karşı direnç ve kararlılık (denge) kaynağı olan eşitlikçi özellikler taşırlar. Güçlendirici geribesleme döngüleri ise kendi kendine değer arttıran, katlanarak büyüyen ve zamanla çöküşe neden olan döngülerdir.

Örneğin fiyat artışı, eğer halk yaşam standardını sürdürmek istiyorsa, ücretlerin de daha çok artmasını gerektirir. Ücretlerin artması, kârların sürdürülmesi için fiyatların daha da arttırılmasını gerektirir. Bu ise ücretlerin ve fiyatların tekrar tekrar artması demektir. Böyle bir geribesleme döngüsü güçlendirici bir özellik taşır.

Sistemler aynı geribesleme yapılarıyla aynı dinamik davranışları üretirler. Bununla birlikte dengeli geribeslemede meydana gelen bir gecikme sistemin salınmasına neden olur. Gecikme süresindeki değişim sistemin davranışında büyük değişiklikler meydana getirir.

Kendi Kendine Örgütlenme (Self – Organization)

Sistemler sadece verimlilik ya da kararlı (dengeli) olmak için değil, esneklik için de yönetilmeye muhtaçtırlar. İnsan vücudu esnek sistemler için şaşırtıcı bir örnektir. Çok farklı ısı derecelerine dayanır, çok farklı gıdaları alır ve onları öğütür, kendi kendine öğrenir, vb. Ekosistemler de dikkate değer ölçüde esnektirler.

Kanser, kalp vb. birçok kronik hastalık DNA’daki esneklik mekanizmasının çökmesinden meydana gelir. Ekolojik felaketlerin nedeni de ekosistemdeki birçok türün ortadan kalkmasıyla toprağın kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulmasıdır. Kurumlardan hükümetlere kadar hepsinin esnekliklerini kaybetmelerinin nedeni geribesleme mekanizmalarının bozulmuş olmasıdır.

Karmaşık sistemlerin en olağanüstü özellikleri, öğrenme, farklılaşma, karmaşıklaşma ve gelişebilmeleridir.  Onun, yumurtlayarak çoğalabilme yeteneğiyle, insan, tavuk ya da kurbağa şeklinde olgunlaşması inanılmaz derecede karmaşıktır. O, milyonlarca tür olarak farklılaşma yeteneğine sahiptir. O karşımıza gökdelenler, şehirler, otomobiller, vb. yapabilme özelliğine sahip olarak çıkar.

İşte bu sistemin kendini daha karmaşık bir yapı olarak gösterebilme kapasitesi, kendi kendine örgütlenme ya da kendi kendini organize etme olarak isimlendirilmektedir. Kendi kendine örgütlenme örneklerini, karlı bir kış günü pencereden bakarken gördüğümüz kristalize olan kar tanesinde, konuşmasını öğrenen bir bebekte ve “Sans Culottes”dan Çapulculara adlı yazımda belirttiğim gibi Gezi Parkı Direnişi’nin oluşumunda görmek mümkündür.

Aşağıdaki şekil kristalize olan bir kar tanesinin oluşumuna işin içine fraktal geometriyi de katan çarpıcı bir örnektir.

 

Koch

 

Şimdi her bir kenarı 1 olan eşkenar üçgen hayal edin. Sonra bu üçgenin her bir kenarının ortasına ilkinin üçte bir büyüklüğünde başka bir eşkenar üçgen ilave edin ve buna böyle devam edin. Sonunda Koch’un kar tanelerine ulaşırsınız ki ortaya çıkan yapı fraktal geometrinin basit bir örneğidir. Sınırın uzunluğu 3 X 4/3 X 4/3 X 4/3 X….sonsuz olacaktır. Oysa alan ilk baştaki üçgenin çevresine çizilmiş dairenin alanından daha küçük kalmaktadır. Böylece sonsuz uzun bir hat sonlu bir alanı çevrelemektedir.

* * *

Kendi kendine örgütlenmenin özellikle yaşayan sistemlerdeki ortak özelliği Stuart Kauffman’ın deyişiyle “bedava yaşam”dır. İşte, sistemlerin kendi kendilerini örgütleme özelliklerine sahip olarak ve giderek karmaşıklaşarak kendi yapılarını tekrarlamaları, yeni yapılar yaratmaları, yeni şeyler öğrenmeleri ve farklılaşmaları mucizevidir.

Virüsleden ağaçlara, amiplerden fillere kadar olan tüm yaşam, DNA ve RNA’nın kimyası ile protein moleküllerinin oluşumunu kapsayan yalın kurallara göre örgütlenmiştir. Ve artık kendi kendini örgütleyen sistemlerin bu yalın kurallar üzerinde yükseldiği bilinmektedir.

Notlar

[1] Meadows, H. Donella. Thinking in Systems, Chelsea Green Publishing, Vermont, USA, 2008.  Kitabın editörü Diana Wright’ın yazdığına göre, kitap, doktorasını Harvard Üniversitesi’nden alan kimyacı ve biyofizikçi Donella (Dana) Meadows tarafından taslak olarak 1993 yılında hazırlanmıştı. Müsveddeler basılmamış, fakat aynı yıl enformel olarak sirküle edilmişti. Maalesef, Dana kitabını tamamlayamadan 2001 yılında beklenmedik biçimde hayatını kaybetti. Kitabı edit ederek bastırmak Sustainability Institute’den Diana Wright’a düştü. Burada yazdıklarım kitabın önemli bulduğum bölümlerinden özetlenerek alınmıştır.

, , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>