Bülent GÜNDOĞMUŞ

Kondratieff Dalgaları

Büyük Gerileme (2): Neoliberalizmin Yükselişi

Eric Hobsbawm’a göre 1945/47-1970/73 döneminin ekonomik anlamda olağanüstü bir gelişmeye sahne olması, ancak 1970’li ve 1980’li yıllarda anlaşılmış ve bu dönemi en iyi betimleyecek ismin Fransızca les trente glorieuses “otuz muhteşem yıl” ya da Anglo-Amerikalıların ifadesiyle çeyrek yüzyıllık Altın Çağ olabileceğine karar verilmişti (Hobsbawm, 1996: 299-300). Hobsbawm’a göre bu dönem, uygulanan ekonomi politikaları bağlamında ekonomik […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Büyük Gerileme (1): Neoliberalizm ve Kökenleri

Bu yazı son zamanlarda “büyük gerileme” olarak nitelenen neoliberalizm hakkında yazdığım üç bölümlük bir serinin ilkini oluşturuyor ve neoliberalizmin kökenlerine inmeyi amaçlıyor. İkinci bölümde neoliberalizmin yükselişini, üçüncü ve son bölümde ise popülizmi ele alacağım. Wolfgang Streeck Neoliberal Kapitalizm İçin Sonun Başlangıcı: Bastırılanların Geri Dönüşü başlıklı makalesinde şu saptamayı yapıyor: “Neolibralizm küreselleşmeyle birlikte veya küreselleşme neoliberalizmle […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Geleceği Tahmin Etmek

TÜAD’ın 1992 yılının Mart ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Araştırma Zirvesi öncesinde bir gazetede araştırmacılar için yapılmış şöyle bir tanım vardı: “Kehaneti bilime dönüştürenler.” Bu zirvede yapılan bu tanımın bir abartma olduğunu öne sürmüş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştım. Konuşmamda çeşitli alıntılar yaptığım John Naisbitt’in Megatends 2000 kitabında “içerik analizi” tekniğini kullanarak yaptığı tahminlerin bugün hemen hemen […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dünyanın Yörüngesi

“…insanlık tarihi sanki her şey insanlığın nihai hedefi olarak uygar toplumları işaret ediyormuş gibi, düz bir çizgi doğrultusunda ilerlememiştir. Tam tersine, her çatallanmada farklı kararlı haller mümkün olmuştur; bu haller gerçeklik kazandıklarında da bir arada ve birbirleriyle etkileşim içinde bulunmuşlardır.” Bu sözler Çizgisel Olmayan Tarih ‘in yazarı Manuel De Landa’ya ait. Aşağıdaki şekil Ervin Laszlo’nun […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,