Zeitgeist’e karşı Jetzt-Zeit

2020 yılının başında tüm dünyayı etkisi altına alan pandemiyle birlikte dillere pelesenk olan bir ifade dolaşıyor: “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”. Diğer bir deyişle, “yeni normal”. Sanırım, Zeitgeist (Zamanın Ruhu) bu iki ifadede saklı.

Daha çok Hegel’in kullandığı Zeitgeist Almanca olup tüm dillerde böyle kullanılır ve Türkçesi Zamanın Ruhu demektir. Zamanın Ruhu ile anlatılmak istenen herhangi bir çağa ya da döneme ait olan egemen ruhtur. Kavrama aşırı bir anlam yüklersek, “egemen sınıfların egemen ideolojisi”, vülgarize edersek “moda” da diyebiliriz.

Bu konuda en sık işittiğimiz söylem, “çağı yakalamak” ya da “Zamanın Ruhu’nu yakalayamayanlar kaybederler” şeklinde olur. Bunun için genellikle Zamanın Ruhu ile uyum içinde olmamız istenir.

Pandemiyle birlikte evlerimize kapandığımız için ister istemez özellikle iletişim teknolojisinin olanaklarından sonuna kadar yararlanmak zorunda kaldık. Bu süreçte pandemi öncesinde internet kullanmayanlar alışverişlerini internet üzerinden yaptılar, dijital platformlar hızla arttı, uzaktan toplantılar yaptık, kısaca akla hayale gelmedik teknolojik yeniliklerle karşılaştık, karşılaşmaya devam ediyoruz. Son birkaç yıldır milyarlarca yıl öncesinde çarpışan galaksilerin oluşturduğu kara deliklerin gönderdiği kuantum dalgalarını tespit ediyoruz. Mars’a araç gönderdik, Türkiye olarak Zamanın Ruhu’na uyarak aya seyahat etmeyi planlıyoruz. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, geçenlerde, aralarında milyonlarca kilometre mesafe bulunan iki atom altı parçacığının birbirine bağlı olduğu dolanıklık fenomeninden (Aczel, 2013) yola çıktıklarını zannettiğim bir açıklama yaparak yakında insanı ışınlayabilecekleri bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını söyledi. Uzun lafın kısası, Zamanın Ruhu teknoloji merkezli bir fenomen. Ben buna “aşırı teknoloji” diyorum. Bir de, uzun süredir ânın tiranlığını yaşadığımız için, hız var. Buna da “aşırı hız” diyelim.

Hiç kuşku yok, sağlık, eğitim, iş yapma biçimleri vb. alanlardaki teknolojik gelişmelere hiç kimsenin itirazı olamaz. Buna, çok sayıda ve beklenmedik bilimsel keşfe imkân sağladığı için evrenin sırrını çözmek için yapılan araştırmaları da ekleyebiliriz. Ancak, mevcut kapitalist ekonomik ve politik dünya sistemi bağlamında teknolojik olanaklardan yararlanamayan çok büyük bir nüfusu “zamanın dışına” itmek, teknolojiyi esas olarak askeri ve verimlilik adına kâr amaçlı kullanmak, vb. distopik bir dünyaya doğru aldığımız yolu kısaltacaktır.

Devrimcinin görevi, süregelen apokaliptik Zeitgeist’ın (Horvat, 2021) yerine, bir gelecek perspektifiyle birlikte Walter Benjamin’in (2014) efsanevi ifadesiyle geçmişe bir “kaplan sıçrayışı” yaparak tüm zamanları kesiştirip üst üste bindirdikten sonra süperpoze olan Jetzt-Zeit’ı (şimdinin zamanı) koymaktır. Jetzt-Zeit, zamanda devrimdir.

Giorgio Agamben (2006) Benjamin’in Jetzt-Zeit’ını boş ve ölçülebilen anın karşısına konan dolu bir şimdi-zaman şeklinde yorumlar. Modeli Kairos’tur: Kararın kendi fırsatını yakaladığı ve hayatın tüm potansiyeline anda ulaştığı ani ve beklenmedik bir denk gelme. Sonsuz ve ölçülebilen zaman böylece aniden sınırlanmış ve şimdileştirilmiş olur, kairolojik zamana geçmiş oluruz. Ayrıntı için tıklayınız: http://bulentgundogmus.com/kairos-ask-ve-devrim-zamani/

Tüm devrimcilerin hayatı Zeitgeist’e karşı mücadele ile geçmiştir. Daniel Bensaid’e (2006) göre, Lenin’in kairolojik zamanı gerekliliğin ve olasılığın, eylemin ve sürecin, tarihin ve olayın iç içe geçtiği uygun anın ve konjonktürün zamanıdır. Devrimi tek bir eylem şeklinde tasavvur edemeyiz. Devrim, az ya da çok derin durgunluk evreleriyle bölünen az ya da çok şiddetli patlamaların birbirini izlemesidir. Dopdolu bir Jetzt-Zeit, tüm zamanların kesiştiği bir denk gelme anı. Kronolojik Zeitgeist’e karşı kairolojik Jetzt-Zeit. Paris Komünü, Fransız Devrimi, Ekim Devrimi, vb. Kairos’un Kronos’a karşı galip geldiği zamanlardır. Wall Street İşgali, Gezi Direnişi, vb. kronolojik değil, kairolojiktir.

Gezi Direniş’i üzerine yapılan bir söyleşide, söyleşiyi yapanın “kazanamadık” demesi üzerine David Harvey, “hayır kazandınız” der ve ekler: “Kışlayı yapamadılar”. Boğaziçi Üniversitesi Direnişi, Gezi Direnişi sırasında ilkokula giden çocukların eylemi oldu ve tarih yazdılar. Noam Chomsky, Wall Street İşgali’nin başarısız olduğunu söyleyen gazeteciye itiraz eder ve bu hareketin Barnie Sanders’in kapitalist bir partiyi neredeyse ele geçireceğine imkân tanıdığını söyler.

Zeitgest’e karşı Jetzt-Zeit… Geçmiş ve geleceği de içine alan dopdolu anlamlı bir şimdi. Zamanın Ruhu masallarının reddi… Devrim zamanı…

Notlar

Aczel, D. Amir (2013). Dolanıklık, çev. Kutay Kence, İstanbul: Kırmızı Kedi

Agamben, Giorgio (2006). Çocukluk ve Tarih, Deneyimin Yıkımı Üzerine Bir Deneme, çev. Betül Parlak, İstanbul: Kanat Kitap.

Benjamin, Walter (2014). Son Bakışta Aşk, Tarih Kavramı Üzerine, çev. Nurdan Gürbilek & Sabir Yücesoy, İstanbul: Metis Yayınları.

Bensaid, Daniel (2006). Köstebek ve Kelebek, çev. Uraz Aydın, İstanbul: Yazın Yayıncılık.

Horvat, Srecko (2021). Gelecekten Gelen Şiir, çev. M. Taha Tunç, İstanbul: Kolektif Kitap.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

2 thoughts on “Zeitgeist’e karşı Jetzt-Zeit

  • Ümit Birsel dedi ki:

    Sistemin, kendi gerçekliğini direttiği, belleğimizi yapay zeka formatına uygun algoritmalarla reset etmeye çalıştığı şimdiki zamandaki bize, uzattığın bu, gemi çıpası gibi saptamaların çok değerli. Bu derya denizde savrulup sürüklenmemek için dahasına ihtiyacımız var. Aklına, yüreğine, eline sağlık. Sevgiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir