Bülent GÜNDOĞMUŞ

Lenin

Distopyadan Ütopyaya

William Faulkner, 1956 yılında, New York’ta verdiği bir röportajda, gazeteci, senaryosunu yazmak istediği bir film olup olmadığını sorunca şu cevabı vermişti: “George Orwell’in 1984’ünü yapmak isterdim. Filmin sonuyla ilgili bir fikrim var, her zaman iddia ettiğim bir tezi kanıtlamak için: İnsan yok edilemez çünkü özgürlüğe tutkundur.”[1] Ben de bu yazımda 1984’ün distopik yapısını kırıyor, ütopik […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ne Yapmalı?

İstanbul Üniversitesi’nde “master” yaparken Sencer Divitçioğlu’ndan aldığımız “politik iktisat ve iktisadi düşünce tarihi” dersimiz son derece yüksek bir soyutlama düzeyinde geçiyordu. Hocamızın derdi, çok sonraları bir diğer hocamız Asaf Savaş Akat’la Cogito’nun Bahar 2001, 26. sayısında yaptığı röportajda belirttiği gibi, bilinmeyen şeyleri çözmek olduğu için, bir bakıma cevabı olmayan sorunları çözmeye çalışıyorduk. Ama biz tüm öğrenciler […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

St. Petersburg

St. Petersburg, daha doğrusu o zamanki adıyla Leningrad, 1990 yılında yeni yılı kutlamak üzere SSCB’ne yaptığımız seyahatin Moskova’dan sonraki ikinci durağıydı. Moskova durağındaki gözlemlerimi daha sonra paylaşacağım. Bu yazı aslında bir bütünün parçası ve daha önce (Temmuz, 2015) paylaştığım Mühürlü Trenin Ünlü Yolcusu ile birlikte okunmalı. Vladimir Nabokov 1965 yılında ABD’de yaşarken verdiği bir röportajda, […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mühürlü Tren’in Ünlü Yolcusu

Birinci Dünya Savaşı’nın dehşet dolu dalgalarının dört bir yandan sardığı küçük barış adası İsviçre, 1915 – 1918 yılları arasında son derece heyecanlı ve sonuçları bakımından çok önemli bir dedektif romanına sahne olmuştu. Daha bir yıl öncesine kadar birbirlerini karşılıklı olarak evlerine davet eden diplomatlar artık görüşmüyorlar, lüks otellerde konaklayan parlamenterler, ataşeler, iş adamları, yüzleri açık […]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Leviathan

Otomobil tamircisi Nikolai, kısaca Kolya, ( Aleksey Serebiakov) Kuzey Buz Denizi’nin Norveç ile Rusya arasındaki bir bölümünü oluşturan Barents Denizi’nin kente uzak kıyılarından birinde, olağanüstü güzel bir manzaraya sahip evinde karısı Lilya ( Elena Lyadova ) ve oğlu Roma (Sergey Pokhodaev) ile iyi kötü bir yaşam sürdürmektedir. Doğa güzel olduğu kadar vahşi, yaşam ise zordur. […]

, , , , , , , , , , , , , ,